Boyun Fıtığı



Boynumuz; boyun omurları(Vertebralar), bunların aralarındaki kıkırdaklar, vertebralar arasındaki eklem ve bağlar ve boyun adaleleri ile bir bütün olarak çalışır. Bu sayede boyun omurları çok yönlü hareket imkanına sahiptir ve değişik seviyelerde, değişik hareketleri daha kolay ve daha fazla yapma özelliği taşır.

Boyun ağrıları, bel ağrılarından sonra ikinci sırada yer alır. Bel ağrılarının bir insan yaşamında yüzde 80 oranında görülme sıklığı var. Yani 100 kişiden 80inde bir bel ağrısı mutlaka yaşamı boyunca ortaya çıkacak demektir. Boyun ağrıları, bunun dörtte biri, beşte biri civarındadır.

Demek ki yüzde 25, yani 100 kişiden 25inde boyun ağrısı gibi bir problemle karşı karşıya kalacak demektir hayatı boyunca. Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık olmamakla birlikte her yaş grubunda önemli bir sorundur. Her üç insandan birinin yaşamında en az bir kere boyun ağrısı geçirdiği kabul edilmektedir. Çalışan insanlarda görülme sıklığı daha fazladır. Boyun ağrıları, boyun omurlarının kötü veya yanlış kullanımından ya da bir travma sonucu zedelenmeden dolayı olabileceği için ağrıyı başlatan bölge ve oluşum iyi teşhis edilmelidir.

Ev işleri, dikiş nakış, temizlik, perde asma, silme gibi bunlar son derece boyun ağrılarını arttıran faktörlerdir.Bu yüzden kadınlarda boyun ağrılarının görülme sıklığı fazladır.Sekreterlik, boynu çok etkileyen, yine hanımların çok yaptığı bir meslektir. Öğretmenlik, yazma, çizmeyi çok gerektiren bir meslek. Bilgisayar kullanımı, boyun ağrılarını arttırıcı bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Şoförlük, boynu çok etkileyen bir meslek. Frenler, manevralar ve çarpmalar, trafik kazaları tabi boynu son derece kötü etkileyen hadiselerdir.

Bunlar da ülkemizde maalesef çok arttı. Bunlara bağlı boyun ağrıları karşımıza sık geliyor. Ayrıca boyun bölgesindeki omurların kireçlenmesi de boyun ağrılarına neden olurlar.Özellikle boyun hareketleri kısıtlanmıştır ve ağrı mevcuttur.Bu ağrı bazen başa doğru yayılarak baş ağrılarına bile neden olabilir.

BOYUN FITIĞI

Boyun fıtığı,boyun omurlarının arasındaki kıkırdağın omurilik kanalına doğru yer değiştirmesi sonucu kola gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması ile oluşan hastalığa denir.

Boyun fıtığı oluşumu.Mavi renkte gösterilen kıkırdak koparak sinirin altına girer ve baskı yapmaya başlar.

Boyun fıtığının belirtileri

Hastalar tek taraflı koluna doğru yayılan bir ağrıdan şikayet ederler.Ağrı parmak uçlarına kadar yayılır ve uyuşma ile beraber olabilir.Ağrının yayıldığı kolda kuvvet kaybı olabilir.Hastalar ellerine aldıkları ağır cisimleri yere düşürmekten şikayet ederler. Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar


 
               TEŞHİS
Kesin teşhis için MR çektirilir.MRın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir.Ancak MR varsa tercih edilmelidir.


             TEDAVİ
Boyun omurları,omurgalarımızın en küçükleridir.Aynı zamanda en üstte olmaları nedeniyle TRAKSİYON,yani boyun çekme için çok avantajlı konumdadır. Şayet boyun fıtığı kolda aşırı kuvvet kaybı,kaslarda erime (Atrofi) yapmamışsa genel olarak ameliyatsız yöntemlere öncelik vermek gerekir.Şayet tedaviye cevap vermezse en son çare olarak ameliyat düşünülmelidir.

            BOYUN FITIĞININ AMELİYATSIZ TEDAVİSİ
 
Boyun fıtığı nedeniyle kliniğimize müracaat eden hastaların şayet ellerinde ve kollarında kas erimesi (Atrofi) yoksa öncelikli tedavi tercihimiz MANUEL TEDAVİ’dir. Başka bir değişle,ilerlememiş,başlangıç halindeki boyun fıtıklarına ameliyatsız tedavi uygulama şansımız olmaktadır. 

Tedaviye genelde pazartesi başlamayı tercih ediyoruz.Pazartesi yatan hastaya cumartesi gününe kadar toplam 6 seans manuel tedavi uyguluyoruz.Cumartesi taburcu edilen hasta 3 hafta kadar evinde de tedavi olmaya devam etmekte ve toplam tedavi süresi 1 ayı bulmaktadır.
Hastanede yatış süresince manuel tedavi ve cervical traksiyon (Boyun çekme işlemi) yapılmaktadır.Yaklaşık 1 saat süren bu tedavinin haricinde hastaya adele gevşetici ilaçlar,antienflamatuar ilaçlar,diazem (Düz kasları gevşetmek için) ve analjezikler verilir.
Hastaya ayakta olduğu süre içinde kullanması için süngerden yapılan bir boyunluk taktırıyoruz.Bu boyunluk hasta yatınca çıkarılmaktadır.Amacı boyun kaslarını istirahate almaktır.
           
Bunların yanı sıra hastaya “kapıya takılabilen portatif cervical traksiyon cihazı” aldırıyoruz.Bu cihazla sabah akşam yarım saat veya kırkbeş dakika (Hastanın durumuna göre) traksiyon (Boyun çekme işlemi) yaptırıyoruz.

            Özetlemek gerekirse;
            1-İlaç tedavisi
            2-Boyunluk
            3-Manuel tedavi(Elle yapılan tedaviler)
            4-Cihazla boyun çekme işlemi     uygulanmaktadır.
           
Bir haftası hastanede 3 haftası da evde yapılan bu tedavi sonucunda boyun fıtığı hastalarının yaklaşık % 80’ini düzeltmek mümkün olmaktadır.

Tüm bu tedavilere cevap vermeyen hastaların ameliyattan başka seçeneği kalmamaktadır.
      
                BOYUN FITIĞI AMELİYATI

İki türlü yaklaşım mevcuttur.
1-Önden yapılan ameliyat (anterior girişim): Şayet fıtık alt boyun omurlarındaysa uygulanır.Yani 4.boyun omuru ve altındaki fıtıklarda yapılabilir.Genel anestezi altında,boynun ön tarafından yaklaşık 2-3 cm.lik bir cilt kesisi yapılarak omurgalar arasındaki kayan kıkırdak alınır. Ameliyat sonuçları çok başarılıdır.Hastayı narkozun etkisi geçtikten sonra aynı gün hastaneden taburcu edebiliyoruz..10-15 gün sonra da işinin başına dönebilir.

2-Arkadan yapılan ameliyat (Posterior girişim): Üst boyun omurlarına önden girilerek ulaşılamaz.Çünkü,önce çene ve yüz yapıları buna engel olur.Üst boyun omurları çenenin ve yüzün arkasında saklıdır.Bu nedenle,üst mesafelere ancak boynun arkasından ulaşılabilmektedir.
Arkadan yapılan cerrahi girişimler oldukça zordur.Boyun omurlarının arka kısımlarında bulunan kemik kanatların alınması gerekir.Bu boyun omurilik kanalının arka kısmının tamamen açılması demektir ki,boynun fiziki yapısını oldukça bozmakta ve kişinin ileri ki yaşamında boynu ile ilgili bir takım yapısal bozukluklara neden olabilmektedir.Ayrıca boynun arka kısmındaki kasların büyük oranda tahribat görmesine yol açar.

Bu nedenlerden dolayı,arkadan girişim oldukça zor ve sevimsiz bir işlemdir.Özellikle üst mesafe boyun fıtıklarında ameliyatsız tedavi yöntemlerini ön planda tutuyoruz.Ameliyatı yine son çare olarak düşünüyoruz.
Boyun omurları bel omurlarına göre oldukça küçüktürler. Ayrıca boyun omurlarını çevreleyen kas kütlesinin hacmi de küçüktür. Açıkça anlatmak gerekirse boynumuz belimizden daha incedir. Bu nedenle boyun omurlarına traksiyon (Çekme işlemi) uygulamak daha kolay ve daha etkili olmaktadır. Boyun fıtığının traksiyon yöntemi ile tedavisinde % 90’lara varan başarı şansı mevcuttur. Ameliyat her zaman olduğu gibi son çare olmalıdır.

UNUTULMAMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ KONU; HER BOYUN FITIĞININ TRAKSİYON YÖNTEMİ İLE TEDAVİ EDİLEMEYECEĞİDİR.

Boyun fıtığınızın bu yönteme uygun olup olmadığına biz karar vereceğiz. Bazı boyun fıtıklarının kısa bir süreçte ameliyat olması gerekmektedir ve kesinlikle traksiyon yöntemine uygun değildirler. Bu hastaların traksiyonla vakit geçirmeleri halinde istenmeyen zararlar oluşabilir.